1

Mektup

Yüzbaşı içtimada buyurdu " Herkes yakınlarına mektup yazsın !"
kime yazacaktım düşündüm durdum, Sanırım askerlere sosyal proje idi.
Hergün konuştuğum anne babam olamazdı,

Tabi diğer erler ailelerine bildiğimiz klasik cümlelerde mektuplar yazdırıyordu.Ben yazıcı odasındaydım.

Yağmurun sesi ile birlikte iç karartıcı o yalnız karamsar halimle çocukluğum aklıma geldi,

Ayşe teyze elimden tutardı yağmurlu havalarda sanki güneş çıkınca yere düşmeyecektim. -güneş insanoğluna güven veriyor işte- Aklıma geldi Ayşe teyze.

Ayşe teyze ben 5-6 yasımdayken bana gültepede bakan bir ortayaşlı teyze idi Ailemi ve bizi çok severdi,

Annem işbankasında babam fabrikada çalışırken büyüklerde okuldayken bana o bakardı.
sabah alır akşam bırakırdı yaklasık 2 sene kadar.

İşin ilginci o dar sokaklı gültepe sokaklarındaki ilginç insanları hiç unutmadığım.
Üst kattaki gazeteci fahriye abla-ki ben tuvalette ıkınırken hep o daktilo sesleri aşşağıya gelirdi , Çok tuhaf olurdum hiç görmediğim bir aletti o ama sesini hep duyardım.

Oğlu şimdiki roman yazarı eski şair (şafak türküsünün yazarıdır) Nevzat ağabey bir gün gelip onu alan polisler ve daha bir çok olay aklımın derinliklerinde takılıdır ve Nevzat Abinin davasına ortak bir hayat için cabalamış ve avukat olmuş ağabeyi , onun büyüğü dergi fotoğrafcısı abi, vs.

O zamanlar kaliteli insanlar yaşarmış. Saklanmak için sistemden bu tip yerlerde otururlarmış , sonradan anladım. Otoriter cehalet bu tip gerçek ve kralın çıplak olduğunu söyleyen insanları itermiş. .....ist diye.Çok bilmek Çoğunluk olmadıkça hep acı vermiş. Evlerindeki kitapları hatırlarım , bavullar dolusu..

Mahallenin isminide hatırlıyordum. Ferah mahallesi...
Sabahları saat erkenden dışarı çıkar top oynardık ,babam vardiyalı işçi olarak sabah işten gelirdi ben kaleci olurdum bir kilimim vardı onu kalenin önüne serer kale önündeki kilimin üstünde ilkbahar güneşinin ılıklığı ve yeni doğmuş hali ile büyük kavak ağacı hışırtısı eşliğinde yatıp uyurdum uykulu halimle. Babam elindeki poşetlerle uyandırırdı. Zaten gol atmak ve kural bilmek yoktu o zaman , eğlence işi idi futbol.Kazanmak işin içine sonra girdi!

Sabah eve girip sıcak yatakta derin bir uykuya dalardım 12 ye kadar.
pazar sabahları erken kalkardık,herkes evde olurdu.

İşte o mahallenin tatlı teyzesine yazdım mektubumu ,askerliğimin bitimine 2 hafta kala, cevap geldimi ellerine ulaştımı bilmiyordum.
zaten görmeyeli 22 yıl olmuştu , hayattamıydı onuda bilmiyordum ya.

Ama yazdıklarım biraz duygulu idi , komutanlar giden mektuplar içindekilerden benimkini eminim okuyunca şaşırmışlardır , zira o günden sonra bir sanatcı yada siyasetci gibi saygı gördüğümü hissettim.Duygu ile ruhları para ile insanları demişler.

Derken askerlik bittikten 1 yıl sonra Aynı odada görev yaptığım arkadaş bana bir email yollamış, geçenlerde hotmail i karıştırırken rastlantı eseri farkettim silinmiş oğelerde , sanırım virüs diye okumadan silmişim.

Bir bakayım dedim , ne göreyim ! ;
2

Hayatımın Yarısı

Geçenlerde yatak ile ilgili araştırmalarım sonucu iyi bir yatak firmasının ürünü olan model için mağazaya gittim;

Mağazadan içeri girip sırt ağrımın olduğunu ve iyi bir yatak almak istediğimi 28 yıldır bu sıkıntıyı çekdiğimi söyleyince , aslında benimde farkında olmadığım bir dip not ile karşılaştım;
“Hayatınızın yarısını iyi değerlendirememişsiniz” dedi. Bir anda şok oldum, benim gibi kendine önem veren biri bunu nasıl anlamamış dedim.
Ve yatakların en iyisini gösterdi, dur dedim.
Gerçekten üzerine yatar yatmaz sokakta yatıyormuşçasına yıllarımın heba olduğunu düşündüm.
Bu cümle beni etkiledi, uyurken bile uyumamak gerektiğini anladım.
Uykunun çok önemli bir süreç olduğunu fark ettim. Nasıl olurda bunu fark etmediğime hayret ettim.

Kararımı verdim.

Ve uyurken çocuk yaşlarımdaki o güneşe zor zar bakan kendimin mutlu rüyalarını görüp, annemin elime tutuşturduğu içi peynir ve hıyar dolu ekmekle sokağa koşuşumu hiç uyanmadan sanki gerçekmiş gibi görüyorum.
Zira vücudumu uyaramayacak bir yumuşaklıkla yaysız lâteks bir yatak;
Havada yer çekimsiz bir uyku gibi,
Yatağa girip manasızca gülebilmeyi, hayatımın göremediğim kısmını fark etmemi sağladı.
Aslında çok (1300 TL) ucuza hayatımın yarısı değişti.Yada geri kalan çeğreği:(
2

of ulan of

1

KRİZ

Kalabalıklar kala kaldı
insanlar dibinde bitti
ağaçlar oksijenden
insanlar sevgiden ,hayvanlar aleminden güç buldu,
bağaracaklar baharı
bu bir güz sancısı
dönecek yoluna özgür hür dünya,
yaratıldığı gibi çıplak , nazım gibi gerçek bir dünya.
içeriler dışarda , parmaklıklar dışarıya,
görmediğin bildiğim bir rüyanın gerçeğe dönüşüne dönen dünya.
kim haklı kim haksız demeden,
asılan yolcular..
denizimden ötürüdür maviler ,
ilk yolculara bilet pahalı idi.
artık her şey bedava.
aç olsun dünya ,
çalışmak artık sevgilere paha....
4

ince bellim

3

Plastik

2

Bir zamanlar Floppy Disk

Vakti zamanında ne kadar özel bir yeri vardı hayatımızda bu veri depolarının hele bir de HD oldugunda deymeyin keyfımıze, ama şimdilerde çöpten farkı yok insanlığın gözü önünde.
0

Desktop

Masaüstündümde ki obje sayısı kaç?
0

Butterfly

Kelebek kadar inceldin parmaklarım arasında bıraktığımda bilmiyorum uçabilecek misin?